HAMİLELİK PSİKOLOJİSİ

Nisan 19, 2017 anne

HAMİLELİK PSİKOLOJİSİ

Hamilelik dönemi anne adayı için hem fiziksel hem psikolojik değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Anne ile bebek arasındaki ilişki, kişinin hamile olduğunu öğrendiği anda başlar. Bu nedenle anne adayının hamilelik sürecini nasıl geçirdiği bebeğini dünyaya getirdiği andan itibaren onunla kuracağı ilişkiyi etkilemesi açısından önemlidir. Annelik duygusunun hissedilmeye başlandığı bu dönem sosyal ve duygusal alanlarda çeşitli değişimlerin olduğu aynı zamanda fiziksel görünüm, kendilik algısı, sosyal roller gibi alanlarda meydana gelecek değişimler sebebiyle kaygı uyandıran bir dönem de olabilir.

Anne adayı hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren hem sürecin heyecanıyla kendini mutlu hissederken, diğer taraftan da sürecin belirsizliğine dair kaygı duyabilir. Hamilelik nasıl geçecek, sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilecek miyim, nasıl bir anne olacağım gibi sorular hamilelik dönemi boyunca anne adaylarının zihinlerini meşgul edebilir. İyi anne olabilecek miyim sorusunun yarattığı kaygı beraberinde hata yapmaya dair korku ve suçluluk duyguları doğurabilir. Tüm bu duygusal gel-gitler arasında anne adayının eşinden, anne-babasından ve arkadaşlarından gördüğü destek, onun baş etme becerilerini kuvvetlendirecek ve hamilelik dönemini daha mutlu ve huzurlu geçirmesini sağlayacaktır.

 

Bu dönemde baba adayları, eşleri için en büyük destek kaynağıdır. Artık çift olarak hayatlarında farklı bir dönem başlamıştır. Dünyaya gelecek bebekleri için hazırlık yapmaya başladıkları keyifli ve yeni bir döneme hazırlanmaktadırlar. Ayrıca anne adayları için destekleyici bir sosyal çevre de önemli bir güç kaynağıdır. Anne adaylarının arkadaş çevresinde hamile veya çocuk sahibi kişilerin bulunması onlar için belirsizlik demek olan bu dönemin daha öngörülebilir hale gelmesine yardımcı olur.

Hamilelik Dönemi ve Sonrası için Öneriler

  • Eşinizden, ailenizden ve sosyal çevrenizden destek isteyin. Bu dönemde anne adaylarının duygusal iniş çıkışlar yaşaması ve kendilerini zaman zaman yorgun, çaresiz ve endişeli hissetmeleri doğaldır. Böyle anlarda kişinin yakın çevresinden destek görmesi onun bu duygusal tepkilerle baş etmesini kolaylaştıracaktır.
  • Duygularınızı gizlemeyin. Bu süreçte mutluluk kadar bazen kaygı, mutsuzluk ve öfke duygularını da yaşayabileceğinizi unutmayın ve duygularınızı gizlemeyin.
  • Hamilelikte ve sonrasında önemli rutin değişimleri yapmaktan kaçının.
  • ‘Mükemmel anne’ olmaya çalışmayın.“Yeteri kadar iyi anne” olmanız yeterli.
  • Kendinize de zaman ayırmaya çalışın. Kendinizi arkadaş çevrenizden ve yapmaktan keyif aldığınız aktivitelerden uzak tutmayın.
  • Mümkün olduğunca bebek uyuduğunda siz de uyuyun ya da dinlenin.
  • Esnek olun.Anneliğe ilk adımlarınızı attığınız bu dönemde, siz bebeğinizi, bebeğinizin de sizi tanımaya çalışmakta olduğunu ve birbirinize alışma döneminde olduğunuzu kendinize hatırlatın.