Annelik Sanatı

Nisan 19, 2017 anne

Kendisine değer verilen anneler, çocuklarını daha şevkle yetiştirir

Kadınlıktan anneliğe geçerken ruhen bir yükseliş yaşayan kadının bu halini çevresinin de desteklemesi önemli.

Anne olmak, bir kadın için hayatının en önemli dönüm noktalarından biridir. 9 ay bir bebeği karnında büyüttükten sonra dünyaya getirip ömür boyu onun iyiliği, mutluluğu, eğitimi ve terbiyesi için çabalayan kadındır anne.

 

Doğum öncesindeki kadın ile doğum sonrasındaki çok farklıdır birbirinden. Özellikle ilk hamileliğinin başlangıcından itibaren bütün kadınlar kendilerini anneliğe hazırlamak için hem çevredeki annelerin tecrübelerine kulak kesilir hem de çeşitli yayınlardan bilgi almaya çalışırlar.

 

Ancak annelik yaşanarak öğrenilecek bir tecrübedir.

Anneliğe geçiş sürecinin kadına kazandırdığı değişim ve olgunluğa dikkat çekiliyor. Bir bebek dünyaya getiren kadın, neslinin devamını sağlamakla yeni bir statüye kavuşur. Anne, yeni bir canlının dünyaya getirilmesinde kutsal bir aracı konumundadır. Bu anlamda annelik kadının benlik saygısını da etkiler.

 

Buna bağlı olarak kendine güveni ve eşinin nezdinde değeri artar. Karı-koca bağları güçlenir. Kadınlıktan anneliğe geçerken ruhen bir yükseliş yaşayan, kişiliğinde yeni basamaklara adım atan kadının bu halini çevresinin de desteklemesi önemli. Haluk Yavuzer, başta eşi olmak üzere yakın çevre ve geniş ailenin, hatta mahalle ve toplumun anne olmuş bir kadına ‘annelik statüsü’nü vermesi, buna göre davranılması gerektiğini söylüyor. Böylece, anneler çocuklarına adadıkları vakitleri, kendi sağlıklarından, iş ve zevklerinden yaptıkları fedakârlıkları bir kayıp olarak görmez; bilakis topluma değerli bir insan yetiştirmenin kıymetini fark ederek, anneliğini daha büyük bir şevkle yapabilir.

 

Bir kadının iyi bir anne olması için öncelikle ebeveyn olgunluğuna sahip olması gerekir. “Tıpkı okula başlamak için gerekli olan ‘okula hazırlıklı olmak’ gibi, anne olabilmek için de anneliğe hazırlıklı olmak, annelik olgunluğuna sahip olmak gerekir. Çünkü bir kadının annelik sorumluluğunu taşıyabilmesi, büyük ölçüde bu olgunluğa ulaşmış olmasına bağlıdır.”

 

Anneliğe hazır olmak, fizyolojik, psikososyal ve zihinsel olgunluğu gerektirir. Bir kadın için annelik, olgun kadınlığın başlangıcıdır ve bu, onun kadınlık kimliğine yeni bir yön katar. Anneliğe hazır olarak doğum yapan kadın, çocuğuyla bütünleşir, onunla tensel temas kurar, anne sütünden doyasıya yararlanmasına imkân verir. Böylelikle çocuğu için gerekli olan duygusal gıdayı da ona aktarır. Çünkü emzirmek, sadece bedensel olarak doyurmak değil, psikolojik olarak da çocuğa güven duygusunu vermektir. Bu arada, anne olmakla kadının kendi hayatından tamamen vazgeçmesi gerekmektedir. “Annenin kendisini mutlu hissettiği bir işte çalışması, hobilerini sürdürmesi, çocuğuyla ilişkisini de olumlu etkiler.”

 

Baba sorumluluktan kaçmasın

“Çocuk, sağlıklı bir kişilik gelişimi için anneye olduğu kadar babaya da ihtiyaç duyar. Hem kız hem de erkek çocuk için evdeki baba figürü çok önemlidir. Özellikle cinsel gelişimde baba yoksunluğu daha çok sorun oluşturur. Babası evden uzak olan erkek çocuklar, annelerini rol model alacağı için zaman içinde feminen davranışlar gösterebilir. Aynı şekilde, erkekleri babasının şahsında tanıyan kız çocukları için baba yoksunluğu, ergenlik döneminden itibaren erkeklerle kuracağı ilişkilerde ve evliliğinde sorun yaşamasına sebep olabilir.”